- •1) Müslüman olmak.
- •2) Buluğa ermiş olmak.
- •3) Akıllı olmak
- •4) Hür olmak
- •5) Haccın farz olduğunu bilmek.
- •6) Haccın meydana geleceği bir vaktin bulunması.
- •1) Sağlıklı olmak:
- •4) Bulunduğu yer ile Mekke arasında Seferi mesafe olması durumunda kadının yanında eşinin veya mahreminin bulunması.
- •2) Haccın edasına hissi bir engelin bulunmaması
- •3) Yol emniyeti
- •İhrama nasıl girilir?
- •İhram Yasakları
- •İhramlıya Yasak olup Haccı Bozan Şey
- •Vacip Oluşu
- •Vucup Şartları
- •İhsarın Hükmü
- •İhramdan Çıkmanın Caiz olması
- •İhramdan Çıkmanın Hükmü
- •İhramdan Çıkmanın Caiz Oluşu
- •İhsarın Ortadan Kalkmasının Hükmü
- •İfrat haccinin yapilişi
- •İhrama girince şu fiillerden kaçınır.
- •Vekaletin Caiz Olma Şartları
- •Vekil ne ile vekalete muhalefet etmiş olur. Ve muhalefet ettiği zaman hükmü.
3) Akıllı olmak
Delinin haccetmesi vacip değildir. Aklı başına gelir de haccerderse haccı olur.
4) Hür olmak
Yani köle olmamak. Köle üzerine hac vacip değildir. Çünkü Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
اَيُّمَا عَبْدٍ حَجَّ عَشْرَ حِجَجٍ فَعَلَيْهِ حَجَّةُ اْلاِسْلاَمِ اِذَا اُعْتِقَ
"Herhangi bir köle haccederse velev on defa haccetsin azat edildiği zaman farz hac üzerine vaciptir"(Bedayi )
Ayrıca Allâh-u Te'âlâ haccın vacip olması için istitaat (güç getirebilme)'i şart kılmıştır. Azık ve bineğe malik olmaksızın istitaat olmaz. Kölenin malik olması söz konusu değildir. Çünkü kölenin kendisi başkasının (efendisinin) mülküdür. O halde efendisi izin verse de haccı farz hac olmaz. Kölenin köle iken yapmış olduğu hac hiç bir surette farz hac olmaz. Fakir köle gibi değildir. Fakir, fakir iken hac ona vacip değildir. İnsanlardan para isteyip hacca gitse, yaptığı hac farz hac olur. Öyle ki sonra zengin olsa, yeni bir g-hac yapması gerekmez. Yapsa da nafile olur. Köle ile fakir arasındaki farklılığın sebebi şudur:
İstitaat (güç yetirme) azık ve bineğe malik olma iledir. Bedenin menfaatları vucup şartıdır. Çünkü hac, hem mal hem de beden ile yapılır. Köle bu iki şeyden hiç birine malik değildir. O halde hac başlangıçta da sonuçta da ona vacip olmaz. Fakir bedeninin menfaatlarına maliktir. Çünkü hiç kimsenin fakir üzerinde bir malikiyeti yoktur. Şu kadar varki fakir, azık ve bineğe malik değildir. Bu ise, vucup'un başlamasının şartıdır. O halde başlangıçta vucup men edildi. Fakir, bedenin menfaatlerine malik olarak Mekke'ye ulaşınca, yürüyerek ve az bir azıkla hacca kadir olur ve hac ona vacip olur. Haccı eda edince, farz hac olarak vaki olur. Köleye gelince, onun bedeninin menfaatları köle olarak kaldığı sürece ibtidaen de intihaen de efendisinin milkindedir. O halde köle ibtidaen ve intihaen hacca kadir olamaz. Hac ona vacip olmaz.
Köle hac için ihrama girse sonra azat edilse ve azat edildikten sonra farz hac ihramına girse bu haccı farz hac olarak olmaz. Nafile hac olur. İhrama girdikten sonra buluğa eren sonra da ihramını farz hac için yenileyen çocuk buna aykırıdır. Çünkü onun haccı farz hac yerine vaki olur. Köle ile çocuk arasındaki fark şudur:
Çocuğun ihrama girmesi sahih olsa da bağlayıcı değildir. (Nitekim şeytan taşlamasa bir ceza gerekmez.) Çünkü muhatap değilidir. O halde çocuğun ihramı bozulmaya ihtimali olan bir ihramdır. Farz hac için ihramı yeniliyince önceki ihramı bozulur. Kölenin ihramı ise bağlayıcıdır. Çünkü hitaba ehildir. O halde ihramı nafile olarak bağlanmıştır. İkinci ihramı sahih olmaz. Ancak birincinin feshi (bozulması) ile olur. Birinci ihram ise bozulmaya ihtimali olmayandır.
5) Haccın farz olduğunu bilmek.
Haccın farz olduğunu bilmek ya islam diyarında olmak iledir ya da küfür diyarında müslüman olan bir kimseye mesturu'l hal olan iki kişinin haber vermesiyledir. Mesturu'l hal, fasık olup olmadığı bilinmeyen kimsedir. İslam diyarında olan bir müslüman haccın farz olduğunu bilsin ya da bilmesin bilen kişi gibi sayılır. Çünkü islam diyarında cehalet özür kabul edilemez. İslam diyarında yaşayan bir gayr-ı müslim hidayete erip müslüman olsa ve haccın farziyeti için gerekli olan diğer şartlar da onda bulunsa haccın farz olup olmadığını bilmese de hac ona farzdır. İfade ettiğimiz gibi islam diyarında bilmemezlik özür değildir.
