- •Süleyman demirel üniversitesi
- •İnsanı çağı yetiştirir. Kim kötü yetişirse çağdaşları da onun kadar suçludur. Abay Kunanbayoğlu
- •Abayın Güzel Sözleri
- •İyİlİk Yapmak
- •"İnsan nasıl düşünürse öyledir"
- •Düşünce ve İnancın Gücü
- •Tebessüm, bedavadır, alanı mutlu eder, vereni üzmez.
- •Nasrettin Hoca Hikayesi
- •Guinness rekorlar kitabi’nin öyküsü
- •Kalbinizin sesini dinleyin
- •Kalbinizin sesini dinleyin.
- •İçkinin girdiği yerden akıl, ahlâk ve utanma kaçar.
- •Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
- •Komşuluk kültürümüz
- •Bir işi elde tutmak için her fedakarlığı göze alan, insanları idare eden, başarınca da bir yatak bir elbise ile yetinen adam hatırlanmaya layıktır.
- •Garcia’ya mektup
- •Bir damla yağmurun denize faydası vardır
- •Ben bilmediğimi bildiğim için , öteki insanlardan akıllıyım sokrates
- •Küçük bir şer içinde içinde çok şer gizlendiği gibi; bir küçük hayır da,çok hayırları gizler
- •Bir avuç tuz
- •Ben de Bilirim
- •İnsan nadir değil, insanlık nadirdir
- •İnsan çehresine tebessüm veren hayir yapalim
- •Çatlak Kova
- •İnsanlarin yüzüne bakin ve kişiliklerini çözün !
- •Ana gibi yâr,vatan gibi diyâr olmaz
- •İnsan olma
- •Taassup cahilliğe dayanır. Bundan dolayı taassubu olan cahildir. İlim mutlaka cahilliği yener, o halde halkı aydınlatmak lazımdır
- •Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez
- •Yalnizlik
- •Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir
- •Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen de hayatından lezzet alır.
- •İyimserlik
- •Felaketlerin başlıca kaynağı, ölçüsüz arzularımızdır
- •İntikam
- •Alişkanlik
İnsanı çağı yetiştirir. Kim kötü yetişirse çağdaşları da onun kadar suçludur. Abay Kunanbayoğlu
A. Derse Hazırlık
1. Ünlü Kazak yazarları kimlerdir?
2. Abay hakkında neler biliyorsunuz?
B. Okuma Parçası
BİR
SÖZ SANATI USTASI
KAZAK MİLLİ ŞAİRİ ABAY KUNANBAYOĞLU
Ünlü yazar Cengiz Aytmatov’un Goethe ve Tolstoylar
ile kıyasladığı Abay (İbrahim) Kunanbayoğlu, kendi halkını
tüm yönleriyle eserlerine yansıtabilen ender şair ve yazarlardan
biridir…
Edebiyat ve kültür araştırmacıları Abay’ın hem
manzum ve hem de nesir yazılarında, Kazak kültürünü her yönüyle
ortaya koyduğu konusunda hem fikirdirler. Abay’ın yetiştiği
çevreye baktığımızda bunun bir tesadüf olmadığını
görmekteyiz. Çünkü Abay hem iyi bir aile ve hem de iyi bir okul
eğitiminden geçmiştir. Aşağıda bahsedeceğimiz gibi, Abay’ın
çocukluğu eğitimde aile ve çevrenin etkisini bize açıkça
göstermektedir. Özellikle sevgi, şefkatle ve ilgi yumağı içinde
büyüyen çocukların daha iyi yetiştiğini görmekteyiz. Abay
aldığı eğitimde, sadece mensup olduğu Türk-İslam kültürünü
öğrenmekle kalmamış, aynı zamanda Rus ve dünya kültürünü de
yakından tanımıştır. Böylece çevresindeki olaylara her zaman
geniş açıdan bakabilmiş ve ardında kalıcı eserler
bırakabilmiştir.
Kazakların Argın boyundan gelen
Abay’ın babası Kunanbay Öskenbayoğlu’dur. Kunanbay’ın dört
eşi vardı. İlk eşinden Hüdaverdi (Kudayberdi), ikinci hanımı
Ulcan’dan Tanrıverdi (Tanirberdi), İbrahim (Abay), İshak ve
Osman, üçüncü hanımı Aykız’dan Halilullah ve İsmail isimli
çocukları dünyaya geldi. Kunanbay’ın dördüncü hanımı olan
Nurhanım’dan hiç çocuğu olmadı. Bu yüzden Abay bir şiirinde
“atadan altav, anadan törtev”, yani “babadan altı, anadan
dört kardeşiz” demektedir.
22 Ağustos 1845’te
dünyaya gözlerini açan Abay, annesi Ulcan’dan ziyade, babaannesi
Zere’nin elinde büyüdü. Abay’ın dedesi Öskenbay (1778-1850)
zeki ve adil bir Kazak Beyi idi. Adaletli yönetimi dolayısıyla,
halk arasında “haklıysan Öskenbay Bey’e, haksız isen Erali
Bey’e git” şeklinde bir deyim oluşmuştu. Öskenbay Bey, orta
yaşlara geldiğinde, beylik yetkilerini ikinci oğlu Kunanbay’a
devretti. Kendisi ise sadece oğluna zaman zaman tecrübelerini
aktarmakla yetindi. Dedesi Öskenbay 1850’de öldüğünde, Abay
beş yaşındaydı. Babaannesi Zere ile birlikte dedesinin cenaze
merasimine katıldığı tarihi kayıtlardan öğreniyoruz.
Zere nine, çok akıllı, iyi huylu, kalp kırmaktan çekinen
bir kimseydi. Ayrıca edebiyata ve şiire düşkündü. Abay’ı
hikaye, masal ve destanlar anlatarak büyüttü. İşte Abay’daki
edebiyat aşkı bu şekilde yerleşmiş olmalıdır. Çünkü, Abay
daha çocuk yaşlarda hikaye ve destanlara ilgi duymaktaydı. Eve
gelen misafirlerin bu konulardaki konuşmalarını can kulağıyla
dinlemekteydi. Zere nine, torunları içinde en çok Abay’ı sever
ve şımartırdı. Hatta torununu İbrahim diye adıyla değil,
şımartarak Abay diye çağırmaktan haz alırdı. Böylece zamanla
İbrahim isminin yerini Abay aldı. Zere nine, kocası Öskenbay’dan
çok sonra, 1873 yılında öldü.
Abay’ın annesi
Ulcan da (1810-1887), Zere gibi, kültürlü ve iyi mizaçlı bir
kimseydi. Şefkatli ve alçakgönüllü bir karaktere sahip olan
Ulcan aynı zamanda hazır cevap ve hatipti. Annesinin bu özellikleri
Abay’a da geçmiştir.
Abay ilk eğitimini köyün
imamı Gabithan Molla’dan aldı. 10 yaşına geldiğinde, babası
Kunanbay onu Semey’deki Ahmet Rıza medresesine yatılı verdi.
Abay burada dini bilgilerin yanısıra Arapça ve Farsça öğrendi.
Çok zeki olan Abay dersleri hocalarının ilk anlatışında
kavrardı. Böylece ders çalışmak için ayrıca bir zaman
harcamazdı. Bu da onun boş vakitlerini arttırıyordu. Abay ders
dışı saatlerini, edebi eserler okumakla değerlendirdi. Medrese
kütüphanesindeki Doğu’nun klasikleri olan Nizami, Nevai, Sadi,
Hafız ve Fuzuli’nin eserlerinden ne bulursa okudu. Gençlik
döneminde yazdığı şiirlerinden birinde şöyle demektedir:
“Fuzuli, Şemsi, Seyhali /Nevai, Sadi, Firdevsi /Hoca Hafiz – bu
hemmesi /Medet ber ya şairi feryad.” Medresedeki üçüncü
senesinde Abay, şehirdeki bir Rus okuluna devam ederek Rusça
öğrenmeye başladı. Ancak, bu fazla sürmedi. O sene babası
Kunanbay, Abay’ı kendisine yardımcı olması için yanına
aldırdı. Kunanbay Bey, oğulları içinde kendisinin beylik
işlerine en yatkın olanının Abay olduğunu fark etmişti. Böylece
Abay daha 13 yaşındayken Kazak halkının idari işlerine karışmış
oldu.
Abay babasının yanında Kazak halkının bir
çok meselesine aşina oldu. Kazak halkının ileri gelenleriyle
tanıştı. Onların sohbetinde bulundu. Özellikle, Kazak şair ve
ozanlarının çalıp söylediği eserleri zevkle dinledi. Böylece
Abay, Kazak halkının edebi eserlerini, örf-adetlerini, sosyal
olaylarını, geçim kaynaklarını yakından öğrenmek fırsatını
buldu.
Abay, duyduğu bir şeyi hiç unutmazdı.
Ozanlardan ve tecrübeli aksakallardan duyduğu ilginç ve ibretli
hadiseleri, kendi konuşmalarında ustalıkla kullanmasını bildi.
Böylece genç yaşlarda bölgede iyi bir hatip ve şair olarak
tanınmaya başladı.
Abay bu yıllarda, Semey ile
bağlantısını kesmedi. Sık sık şehrin kütüphanesine giderek
edebi, felsefi ve tarihi eserleri okudu. Bu sıralarda Rusça
kitaplara merak sardı. Mihaelis isimli bir Rus demokrat aydını
Rusçasını ilerletmesine yardımcı oldu. Böylece Abay, Puşkin,
Krilov, Çernişevski, Lermantov ve Nekrasov gibi Rus yazar ve
düşünürlerinin kitaplarıyla tanıştı. Aynı zamanda, Spencer,
Goethe ve Byron gibi Avrupalı yazarların Rusça’ya çevrilmiş
eserlerini de okumak fırsatını buldu. Bütün bunlar, Abay’ın
ufkunun genişlemesine yol açtı. Okuduklarının ışığında
Abay, Kazak toplumundaki sosyal ve siyasal olayları daha iyi
değerlendirecek bir hale gelmişti.
Abay, kitaplar
vasıtasıyla, Kazakistan bozkırlarından hiç çıkmamasına
rağmen, dünyadaki siyasi ve sosyal gelişmelerden haberdar olmuştu.
Böylece Çarlık Rusyasının yönetiminde halkının çektiği
sıkıntıları ve geri kalmışlıkları çok iyi anlamış
bulunuyordu. Özellikle halkının yerel yönetimler tarafından çok
büyük haksızlıklara uğratıldığını farkediyordu. Abay,
halkının uğradığı haksızlıkları azaltmak maksadıyla yerel
seçimlere de katıldı. Konırkökşe ilçesindeki seçimleri
kazanarak İlçe Başkanı (Bolıs) seçildi. 1876-1878 yıllarında
başarılı bir yönetim sergiledi. Mazlumlara zulüm yapanlara yol
vermedi. Hırsızlık ve gasp yapanları şiddetle cezalandırdı.
1885 yılında Semey Vilayeti Kazakları için ceza kanunları
hazırlama komisyonuna başkan seçildi. Abay’ın başkanlığındaki
komisyon Kazak örf ve adetlerine dayalı kanunları çok kısa bir
sürede hazırladı. Bu durum bize Abay’ın sadece bir düşünür
ve yazar değil, aynı zamanda iyi bir devlet adamı olduğunun
bilgisini vermektedir.
Abay, 23 Temmuz 1904’de
Cengizdağı sırtlarında Balaşakpak yaylasında vefat etti. Mezarı
Semey vilayetine bağlı Abay ilçesindedir.
Abay’ın
yazdığı şiirler, Rus şairlerinden yaptığı çeviriler ve nesir
yazıları üç şekilde okuyucularına ulaşmıştır. Birincisi
matbu eser olarak, ikincisi halk arasında ağızdan ağıza
yayılarak, üçüncüsü birbirinden kopya edilen elyazmaları
şeklindedir. Abay’ın şiirleri toplu olarak ilk defa, ölümünden
beş yıl sonra, 1909’da kitap olarak yayınlandı. Daha sonra bu
kitap, bulunan başka şiirleriyle ikmal edilerek tekrar tekrar
basılarak günümüze kadar gelmiştir.
Abay’ın
eserleri günümüzde iki cilt halinde basılmaktadır. Birinci
ciltte onun manzum yazılarıyla çevirileri, ikinci ciltte ise nesir
yazıları yer almaktadır. Abay’ın 200 civarındaki şiirlerinde
ve Rus şairlerinden yaptığı manzum çevirilerde, tabiat,
birlik-beraberlik, dürüstlük, bilimin aydınlığı, sevgi, aşk,
yardımseverlik, ölüm, yaşam, örf-adetler, tarih ve efsane gibi
çeşitli konular ele alınmaktadır. O şiirlerinde Kazak halkını
geri kalmışlıktan ilerlemeye, cahillikten ilim ve bilime,
tembellikten çalışmaya ve güzel huy ve ahlak sahibi olmaya
öğütlemektedir. Bir şiirinde şöyle demektedir:
Allanın özi de ras, sözi de ras,
Ras söz eş vakıtta calgan bolmas.
Köp kitap keldi Alladan, onın törti,
Allanı tanıtuvga sözi ayrılmas.
Allah’ın kendisi de gerçek, sözü de gerçek, Gerçek söz hiçbir zaman yalan olmaz. Çok kitap geldi Allah’dan, onun dördü, Allah’ı tanıtırken sözü ayrılmaz.
Abay nesir yazılarında felsefi düşüncelerini ortaya koyar. Sade ve etkili cümlelerle ve genellikle soru-cevap türünde kaleme aldığı bu yazılarında çocuk terbiyesi ve psikolojisi, insanın tabiatı, bilimin önemi ve yüce Mevla’nın buyruklarına uygun yaşamanın gerekliliğine işaret eder. Abay’ın gerek manzum ve gerekse nesir yazılarındaki bazı ifadeleri o kadar etkilidir ki, onlar Kazak Türkçesinde birer vecize halini almıştır. Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse: İnsanın insanlığı akıl, ilim, iyi baba, iyi anne, iyi arkadaş ve iyi öğretmenden meydana gelir. (Adamnın adamşılıgı akıl, gılım, caksı ata, caksı ana, caksı kurbı, caksı ustazdan boladı.) İnsanoğlu insan oğlundan akıl, ilim, ar, huy denen şeylerle üstün olur. (Adam balası adam balasınan akıl, gılım, ar, minez degen narselermen ozadı.) Kötü arkadaş gölgedir. Başına talih kuşu konarsa ondan kaçıp kurtulamazsın, başına bir felaket gelirse, arayıp bulamazsın. (Caman dos kölenke, basındı kün şalsa kaşıp kutıla almaysın, basındı bult şalsa izdep taba almaysın.) Bütün insanoğlunu rezil eden üç şey vardır. Onlardan kaçmak gerekir: Evvela cahillik, ikincisi üşengeçlik, üçüncüsü zalimlik. (Külli adam balasın kor kılatın üş narse bar. Sonan kaşpak kerek: Aveli nadandık, ekinşi erinşektik, üşinşi zulımdık.) Mal tükenir, sanat tükenmez. (Mal cutaydı, öner cutamaydı.) Netice olarak şunu söyleyebiliriz ki, Abay yazılarıyla halkını devamlı iyiye, güzele ve gelişmeye, kalkınmaya teşvik etmiştir. Bunu yaparken de söz sanatının inceliklerini büyük bir maharetle kullanmıştır. Böylece sözlü edebiyatı çok zengin Kazak edebiyatının yazılı türünün oluşmasına da büyük bir katkı yapmıştır.
Alıntı: Abdulvahap Kara,Arman Dergisi’nin
Aralık 2004 sayısı,sayfa 22-24
C. Kelimelerin Dili
Manzum-.................................................................................................................................
Nesir-......................................................................................................................................
Ender-......................................................................................................................................
Maharet-...................................................................................................................................
Katkı-......................................................................................................................................
Sade-........................................................................................................................................
Düşünür-..................................................................................................................................
Aşina olmak-............................................................................................................................
Teşvik etmek-.........................................................................................................................
Üşengeç-.................................................................................................................................
D. Okuma – Anlama
1.Abay’ın yetişmesinde yaşadığı çevrenin etkisi nasıl olmuştur?.............................................
...................................................................................................................................................
..................................................................................................................................................
2.Abay’ın sözlerinin vecize haline gelmesinin sebepleri nelerdir?..........................................
.................................................................................................................................................
3. Abay’ın sadece bir düşünür ve yazar değil, aynı zamanda iyi bir devlet adamı olduğunu nereden anlıyoruz?..................................................................................................................
.................................................................................................................................................
4.Abayın şiirlerinde öğütlediği konular nelerdir?..................................................................
..............................................................................................................................................
5.Abay’ın yerel seçimlere katılma sebebi nedir?................................................................
............................................................................................................................................
6. Rus ve Avrupalı yazarları okumasının Abay’a ne gibi faydaları olmuştur?...............
.............................................................................................................................................
Notlar:
1-1995 yılı UNESCO tarafından bütün dünyada “Abay Yılı” olarak ilan edilmiştir. Bu etkinlikler dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de kutlanmıştır. 2- İstanbul Zeytinburnunda bir caddeye onun adı verilmiştir.
3- İstanbul Zeytinburnunda bir ilköğretim okuluna onun adı verilmiştir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, 21 Mayıs 2003 tarihinde, bu okulun açılış törenine bizzat katılmışlardır.
