Добавил:
Upload Опубликованный материал нарушает ваши авторские права? Сообщите нам.
Вуз: Предмет: Файл:
Abdullah Bey.docx
Скачиваний:
5
Добавлен:
01.07.2025
Размер:
472.65 Кб
Скачать

2.3.2. İkinci Basamak Sağlık Hizmetleri

İkinci basamak sağlık hizmetleri, uzman tıp ve sağlık personelinin Hemşire, eczacı, psikologların yer aldığı hastaneler tarafından verilen tedavi amaçlı hizmetleri içermektedir. Buradaki amaç tedavi hizmetlerin ön plandadır. Uzmanlaşmış hekimler tarafından sunulan hizmetlerdir[CITATION Şah16 \l 1055 \m Top04].

İkinci basamak sağlık hizmetleri 1930’lu yıllarda yerel yönetimlerin yetkisindeyken, 1940’lı yıllardan sonra Sağlık Bakanlığı bünyesine devredilmiştir[CITATION Sav011 \l 1055]. İkinci basamak sağlık hizmetlerinde hastaların tedavisi yatış verilerek yapılmaktadır. Bu hizmeti veren hastaneler kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel hastaneler gibi yataklı bakım servisi olan hastaneler tarafından verilmektedir.

1980’lı yıllarda başlana sağlık reformunda 2007 yılına kadar ki süreçte kamu hastanelerindeki ikinci basamak sağlık hizmetleri %78’den %73 e gerilemiştir. Bu gerilemenin nedeni ise Üniversite hastanelerinin ve özel sağlık kuruluşlarının payının artmış olmasıdır. Özellikle de 2003 yılından sonra Üniversite hastaneleri ve özel hastanelerin sayısının da etkisi hissedilir düzeyde artış gözlenmiştir[ CITATION Çob091 \l 1055 ].

2.3.3. Üçüncü Basamak Sağlık Hizmetleri

Üçüncü basamak sağlık hizmetleri, en yüksek sağlık teknolojisinin kullanıldığı, alanında uzman akademisyenlerin görev yaptığı, üniversite hastaneleri ile kanser, verem, ruh hastalıkları gibi belirli alanlarda uzmanlaşmış özel dal hastanelerinde verilen tedavi hizmetleridir[CITATION Kar12 \l 1055].

Üçüncü basamak sağlık hizmetleri, teknolojinin yüksek oranda kullanıldığı belli hastalıkların tedavi edildiği, belli yaş gurubundaki hastaların hastalıklarını tedavisi için kullanılan özel dal merkezleridir. Bu merkezler; onkoloji merkezi, göğüs hastalıkları hastaneleri, göz hastaneleri gibi belli dallara yönelik hizmet sunan sağlık kuruluşlarıdır.

Araştırmada ve hastalıkların bulunmasından önemli çalışmalarla birlikte teknolojinin de kullanılıp yakından takip edilmesiyle oluşturulan dal merkezleridir. Bunun yanında üniversite hastaneleri bünyesinde de özel dal merkezleri kurabilmektedir. Özellikle de araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde bulunulması, üniversite bünyesi içersinde bu alandaki özel dal merkezlerinin bulunması büyük önem arz etmektedir[ CITATION Çob091 \l 1055 ].

2.4. Türkiye’de Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı

Bir sağlık hizmetinin etkin olarak verilebilmesi için birinci öncelik bu hizmetin finansmanı gereklidir. Sağlık hizmetlerinin güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde finansmanı için sektördeki tüm aktörlerin sisteme katılımı sağlanmalıdır. (Çelikay ve Gümüş, 2010: 202-203) Bu çerçevede toplumun tüm kesimlerinin gerek fonlama gerekse risk paylaşımı konularında sisteme katılım sağladığı bir sistem arzu edilen bir durumdur. Günümüzde sağlık finansman sistemleri, vergilerle finansman, sosyal sağlık sigortası, özel sağlık sigortaları ve tıbbi tasarruf hesapları gibi farklı seçenekler sunmaktadırlar.

Bir ülkenin sağlık hizmetlerinin finansman modeline bakılarak o ülkenin sağlık ve esenlik durumu ile ilgili bir fikir edinebiliriz. Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetinin pahalılığı ve ulaşılabilirliğinde yaşanan güçlükler bireyleri yoksulluğa itebilecek düzeyde olmaktadır. Bu durumda bu ülkelerde sağlık hizmetinin sağlam ve adaletli bir finansman modeli ile finanse edilmesi önemli bir öncelik olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde verdikleri sağlık hizmetlerinin kalitesini ve ulaşılabilirliğini artırmak için finansman sistemlerini geliştirmek için çalışmaktadırlar. Vatandaşlarının artan taleplerini karşılayacak fonları nasıl oluşturabileceklerini araştırmaktadırlar. Ayrıca, finansal riskin en iyi nasıl en iyi nasıl yapılabileceği ve fonların en etkin nasıl kullanılabileceği konularında çalışmalar yürütmektedirler. (İstanbulluoğlu, Güleç ve Oğur, 2010: 86-88)

Bu çerçevede ülkemizde sağlık hizmetleri uzun yıllar farklı kaynaklardan finanse edilmiş ve karma bir sistem uygulamıştır. Belirli bir toplum kesimi için sosyal sigorta (Bismarck Modeli) uygulanırken, diğer bireyler için kamu yardımı (Beveridge Modeli) uygulanmıştır. Ayrıca gerekli finans gücüne sahip bireyler kamunun yanı sıra kâr amaçlı hareket eden özel sektör hizmet sağlayıcılarından da hizmet almışlardır. (Ateş, 2011: 136,137) Ancak sağlık hizmetlerinin birbiri ile ilişki düzeyi düşük farklı finansal kaynaklardan sağlanmasının getirdiği olumsuzluklar karşısında 31.05.2006 tarihinde genel sağlık sigortasını öngören Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kabul edilmiştir. Kanun ile sağlık finansmanını yürüten ve farklı kurumsal kimliklerle hareket eden ES, BAĞ-KUR, SSK, Yeşil Kart ve devlet memurlarının sağlık ödemeleri tek çatı altında Sosyal Güvenlik Kurumunda toplanmıştır. (Çelikay ve Gümüş, 2010: 177-216).

Sistemde ödenen primler SSK ve Bağ- Kur gibi iki farklı kurumun bünyesinde değil Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından toplanmakta ve yönetilmektedir. Maliye Bakanlığı Emekli Sandığı ve Yeşil Kart mensupları ile memurlar için de Sosyal Güvenlik Kurumu’na prim ödemektedir. Bu şekilde farklı kaynaklardan gelen primler tek bir kurumda toplanmakta ve yönetilmektedir. (Çelikay ve Gümüş, 2010: 177- 216)

Ülkemizde genel sağlık sigortası sisteminin uygulanmaya başlaması ile birlikte ile birlikte sağlık finansmanının yapısı sadeleşmiş ve sistemde finansman sağlayan kurum ve kuruluş sayısı azalmıştır. Bu çerçevede ülkemizde verilen sağlık hizmetlerini finanse eden aktörler, Genel Bütçe Olanakları ve Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Katkıları (SGK) ve Özel Sigorta ve Diğer Finansman kaynakları olmak üzere üç ana başlıkta toplanabilir.

Соседние файлы в предмете [НЕСОРТИРОВАННОЕ]