Добавил:
Upload Опубликованный материал нарушает ваши авторские права? Сообщите нам.
Вуз: Предмет: Файл:
Alfred Adler - Sosyal Psikoloji.docx
Скачиваний:
2
Добавлен:
01.05.2025
Размер:
20 Кб
Скачать
☆

Liderlik ve davranişi

Sosyal psikolojide, asker grubunun, şirketlerin, resmi dairelerin yönetilmesinden, partilerin ve dini grupların yönetilmesine kadar uzanan "Liderlik" olayı kadar kapsamlı incelenmiş çok az konu vardır.

Liderlikten yoksun bir örgüt insan ve makina topluluğundan başka bir şey değildir.

Liderlik belirli amaçları şevk ve heyecanla gerçekleştirebilmek için başkalarını ikna edebilme yeteneğidir. Etkin liderliğin örgüt amaçlarının gerçekleştirilmesinde tüm çalışanların gayretlerine yön vermesi gerekir. Lider durumunda bulunan kimse kişileri motive etmedikçe ve onları amaç doğrultusunda yönetmedikçe plânlama, organize etme ve karar verme gibi yönetim fonksiyonları bir yarar sağlamaz.

Lider ve yönetici kelimelerinin kesinlikle birbirinin yerine kullanılabileceği söylenemez. Çünkü liderlik, yöneticiliğin bir yan sınıfıdır. Liderliğin etkileme olanağının dayandığı etmenler beş grupta toplanır.

  1. Meşru güç,

  2. Ödüller üzerinde denetim,

  3. Zorlama gücü,

  4. Uzmanlık,

  5. Bireysel özellikler.

Çok sayıda bireysel özellik incelenmiş olmasına rağmen kişilik ile liderlik arasında kesin bir ilişki kurmak mümkün olmamıştır.

Zekâ, girişim, yönetim kabiliyeti, kendine güven, meslek düzeyi bir liderde bulunması arzu edilir nitelikler olsa da bulunmaları zorunlu değildir. Bu tür niteliklere sahip olmayan pek çok önder vardır.

Genelde farklı olmayan eklemelere rağmen iki tip liderlik vardır:

  1. İşe yönelik lider,

  2. İş görene yönelik lider.

En iyi lider davranış biçimini koşullara, gruba ve kişisel özelliklerine uydurabilen liderdir.

Haberleşme ve iletişim

Her ne kadar "communication" kelimesinin Türkçe de hem haberleşme hemde

iletişim olarak karşılaştırıyorsak da ikisi farklı kavramlardır. Vericiden çıkıp alıcıya ulaşılan durumlarda haberleşme, alıcıdan geri besleme yapılıp tekrar vericiye dönülen durumlarda, yeni etkileşimci haberleşmede ise iletişim kelimesi kullanılmalıdır.

İletişimde kaynağın güvenilir olması alıcıyı etkiler. Yüksek prestij sahibi ve güvenilir olarak tanınan haber ileticilerinin ötekilere oranla daha etkili olduklarına ilişkin kanıtlar vardır.

İletilen mesajda en uzak fikirli olanlar değiştirilmeye en az yatkın olanlardır. Bir fikrin pekiştirilmesi değiştirilmesinden daha kolaydır. İnsanlar ön yargılarına uygun haberler almaya ve onlara dikkat etmeye eğilimlidirler. İlgilendikleri konulara açık olurlar. Bu, yaş, cinsiyet meslek yada genel kişilik dinamiği ile bağıntılı olabilir.

Gazete ve dergiler öteki araçlara göre daha uzun süre kullanılmaktadır. Basılı araçların popülerliği hep açık olmuş ve etkisi genel olarak kabul edilmiştir. Televizyonun hızlı gelişimine karşı radyo ilk zamanlardaki etkinliğini kaybetmemiştir. Yine de reklâmcıların, televizyonun tüketici kararlarındaki etkisinin radyonunkinden üstün olduğuna inandıkları söylenebilir.

İnsan kendisinin ve başkalarının davranışlarını kontrol hususunda kelimeleri alet olarak kullanır. Bir kelimenin neyi temsil etmesine mutabık kalındıysa onu temsil eder. Kelime ile obje arasında bir ilişkinin bulunması şart değildir.

İletişim yalnız dille olmaz. Sözsüz iletişim de denilen bu tip iletişimde baş hareketleri, vücut hareketleri, yüz ifadesi, ses yönü, bakış istikâmeti… vs. ile olur.

TUTUM

Tutum bireyin kendine yada çevresindeki herhangi bir toplumsal konu yada olaya karşı deneyim ve bilgilerine dayanarak örgütlediği bilişsel, duygusal, davranışsal bir tepki ön eğilimidir.

Tutumun üç öğesi vardır.

  1. Bilişsel,

  2. Duygusal,

  3. Davranışsal.

Buna göre beyin, bir konu hakkında bildikleri ondan hoşlanılmasını söylüyorsa

(bilişsel öğe) ve bunu sözleri yada davranışlarıyla ortaya koyar (davranışsal öğe).

Birey ancak kendi ruh dünyasında var olan konularla ilgili inanç ve tutumlara sahip olabilir, örneğin her Türk vatandaşının ithalat sınırlamaları yada taban fiyatı konusunda bir tutum yoktur.

Tutumu konusuna karşı ya olumlu ya da olumsuz bir tepki eğilimi söz konusudur.

ÇATIŞMA

Çatışma terimi en genel anlamda, savaşlardan endüstriyel mücadelelere, rekabete ve en basitinden başkalarından hoşlanılmamasına kadar çeşitli durum ve olayları bünyesine almaktadır.

En genel anlamda çatışmanın insan yapısında var olan ve kalıtsal olduğu öne sürülen saldırgan iç güdülerin bireylerce tek tek yada gruplar halinde ortaya konmanın bir sonucu olduğu söylenebilir. Özellikle tarafların çıkarlarının kendi açısından son derece önem taşıyıp diğer tarafı gözardı ettiği durumda taraflar arası etkileşmenin sonucunda çatışmanın ortaya çıkması için yeterli potansiyelin hazır olduğu söylenebilir.

Çatışmaya sebep olan nedenler şöyle sıralanabilir:

  1. İletişime ilişkin nedenler,

  2. Sosyal ve biçimsel yapıya ilişkin nedenler,

  3. Kişisel davranış eğitimlerine ilişkin nedenler.

Çatışmaların iki olası sonucu olabilir: Olumlu yada olumsuz. Olumlu sonuçlar şöyle sıralanabilir:

  1. Çatışma belirli bir durumda ayrık taraflar arasında yakınlaşmayla bitebilir.

  2. Liderin eksikleri ortaya çıktığından yeni bir liderlik ortaya çıkabilir.

  3. Eski amaçlar yerini daha iyi ve geniş amaçlara bırakabilir.

Çatışmanın hatalı olarak özdeş biçimde kullanıldığı bir olgu saldırganlıktır. Oysa saldırganlık salt zarar verme eylemidir. Çatışma saldırganlık olmadan da sonuçlandırılabilir.

Соседние файлы в предмете [НЕСОРТИРОВАННОЕ]